AVRUPA' NIN GÖBEĞİNDEKİ VAHŞET...
21 nci asrın eşiğindeki dünya halâ katliamlarla insanlık adına yüz kızartıcı vahşetlere sahne olmaya devam ediyor.
Bu katliamlar ne saymakla ne de yazmakla bitmez Ermeniler tarafından yapılan Hocalı ve Karabağ katliamları da bunların başında gelmektedir.
Tarih ( ay ve gün ) olarak yaklaşık aynı döneme rastlayan iki katliam bu günkü konumuz.
Sincan Uygur Özerk belgesindeki Müslüman Türk' lere yapılan, bir diğeri ise Bosna ve Srebrenitsa katliamları.
Tarih olarak en son tüyler ürperten ve " Han Çin' lileri " tarafından Müslüman Uygur Türk' lerinin Çin' in Sincan Uygur özerk bölgesinde katliama uğraması tarihin kara sayfalarına geçmiştir. Evlerinden zorla alınıp götürülen küçük yaştaki kız çocuklarının akibeti ise bir fecaattir.
Birinci yıl dönümüde halâ her şey karanlık görülmekte hiç bir konuda net bir bilgi almak bile mümkün görülmemektedir.
Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Hamit Göktürk tarafından bu konuda şöyle bir açıklama getirilmişti.
Geçtiğimiz yıl 26 Haziran’da, bir fabrikada çalışan müslüman Uygur kızlarına yapılan cinsel tacizi protesto eden Doğu Türkistanlılar’a ateş açıldığını öne süren Göktürk;
"Bu olay etnik çatışmaya ve katliama dönüştürülmüştür. Olaylarda 197 kişi öldü, 2 bine yakın kişi de yaralandı. Çin Halk Cumhuriyeti gerçekleri örtmeye çalışıyor. Çin, işgal ettiği Doğu Türkistan’da baskı, zulüm ve yok etme politikası uyguluyor.
Büyük devlet olmak zulüm, işkence ve insan haklarını çiğnemek değil, insan haklarına saygı, adalet, hoşgörü ve sevgiden geçer. Eylemde, “İnsan haklarına duyarlı herkesi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Doğu Türkistanlılar’a kulak vermeye, onlara destek olmaya çağırıyoruz” şeklinde beyanat vermişti.
Konuya paralel bakalım;
Avrupa' nın tam ortasında yer alan Bosna ve Srebrenitsa soykırımında 15 yıl önce bu günlerde 8 bin müslümanın Sırp' ların akıllara durgunluk veren etnik temizlik operasyonu ile katledilmelerini hatırlarsanız kendini medeniyetin beşiği sayan Avrupa ülkeleri oldukça sessizlik içerisinde takip ettiler.
Sırp kasapları katletti, onlar seyretti...
Düşünün burunlarının ucundaki vahşete seyirci kalan Avrupa' nın Uygur Özerk bölgesindeki katliama sahip çıkması mümkünmüydü?
Elbette hayır!...
Zira katliama uğrayan Müslüman ve Türk ise Avrupa' lı bu konuda kafasını öbür taraf çevirir neden?
Haçlı seferleri ile başlayıp, Çanakkale zaferi ile son bulan hezimetleri halâ onlar için " onulmaz tarihi bir yara olarak " içlerine sindiremediklerinden hiç oralı olmazlar...
Hatırlayın, katil Rum EOKA çetelerinin Kıbrıs Türk' üne karşı yaptıkları etnik katliamlarında tavırları yine aynı değilmiydi?
Peki insan hakları havarisi kesilen ve incir çekirdeğini doldurmayan mevzularda ön plana çıkan Avrupa partileri ne yaptı?
Hiç bir şey...
Şimdi soralım?
Yeşiller Partisi adına ikide bir uçağa atlayıp Türkiye' ye gelen bayan Roth bırakın Çin' e gitmeyi acaba Uygur Özerk bölgesindeki katliamlar için bir beyanatı oldu mu?
Önceki gün Srebrenitsa katliamının 15 nci yıldönümüyle ilgili bir beyanatı var mı?
Alooo... bayan Roth duyuyormusunuz?
Bir balinayı kurtarmak adına günlerce uğraş verenler duyuyormusunuz?
Dünya üzerinde masumane şekilde katliama uğrayan gerek müslüman ve gerekse müslüman Türk kimliğine sahip tüm mazlumları rahmetle anıyoruz.
Mekânları Cennet olsun.